atv izleradyo dinle

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Haber Arşiv

ALİAĞA PETKİM REKOR PEŞİNDE

BEKO BASKETBOL LİGİ’NDE ALİAĞA PETKİM 7 MART ÇARŞAMBA GÜNÜ EVİNDE BANDIRMA KIRMIZI’YI KONUK EDECEK.
aliaga-petkim

Bu sezon ligdeki performansı ve Hafta sonu deplasmanda Antalya Büyükşehir Belediyespor’u yenerek basketbol otoritelerinin dikkatini çeken Aliağa Petkim Çarşamba mesaisinde Bandırma Kırmızı’yı konuk edecek. Enka Spor Salonu’nda 7 Mart Çarşamba günü oynanacak karşılaşma Saat 18.00’da başlayacak. 2 galibiyetle ligin son sırasında yer alan Bandırma temsilcisi karşısına mutlak galibiyet için çıkacak olan Aliağa Petkim karşılaşmadan galip gelmesi durumunda kendi adına önemli bir başarıya da imza atmış olacak.

 

ALİAĞA PETKİM BAŞARI ÇITASINI YÜKSELTTİ
Aliağaspor Kulübü Başkanı Uğur Eren, geçmiş sezonlarda takımın en fazla 11 galibiyetle ligi tamamladığına dikkat çekerek Bandırma Kırmızı karşılaşmasından galip gelmeleri durumunda 12. galibiyeti alacaklarını ve bunun kendileri açısından hem galibiyet hem de puan olarak  yeni bir başarı anlamına geldiğini belirtti.
Başkan Eren; “4. Sezonu geçirdiğimiz Beko Basketbol Ligi’nde İlk sezonumuzu 9, ikinci sezonumuzu 11 ve geçen sezonu da 10 galibiyet ile tamamladık. Bu sezon bir galibiyet daha almamız durumunda 12 galibiyete ulaşmış olacağız. Yani ligin bitimine 9 hafta kala hatta yeniden oynayacağımız Anadolu Efes maçını da sayarsak daha önümüzde 10 maç olmasına karşın geçtiğimiz sezonları geride bırakan bir performansı garanti etmiş olcağız. Ligin henüz 3’te 2’si geride kalmasına karşın kendimizi aşmış olacağız. Başarı çıtamızı her geçen gün arttırıyoruz. ” dedi.
11 GÜNDE 4 MAÇ YAPACAK
Ligde oldukça kritik bir döneme girdiklerini belirten Başkan Eren; “Mart ayında oldukça zorlu maçlar oynayacağız. 7-18 Mart tarihleri arasında 4 önemli maç oynayacağız. 1 Nisan tarihine kadar ise toplam 6 maç oynamış olacağız. Bir anlamda Mart ayında ortaya koyacağımız performans ligdeki konumuzu belirleyecek. Takımımızın form durumu, oyuncularımızın performansında son derece memnunuz. Son haftalardaki formumuzu sezon sonuna kadar devam ettirmek ve taraftarlarımıza play-of heyecanı yaşatmak istiyoruz. Kritik ve önemli maçlarda her zamanki gibi taraftarlarımızın yanımızda olmasını istiyoruz.” dedi.
ALİAĞA PETKİM’İN 11 GÜNLÜK MAÇ PROGRAMI
7 Mart Çarşamba; Aliağa Petkim- Bandırma Kırmızı Saat 18.00
10 Mart Cumartesi; Beşiktaş Milangaz- Aliağa Petkim Saat 17.00
15 Mart Perşembe Aliağa Petkim- Anadolu Efes Saat 16.30
18 Mart Pazar; Aliağa Petkim- Türk Telekom Saat 16.00

PETKİM 47 YILIN REKORUNU KIRDI

2011 YILINDA İHRACAT, 2010 YILINA GÖRE % 57 ARTIŞLA 834 MİLYON DOLAR;

NET DÖNEM KÂRI 102 MİLYON TL OLDU.

Petkim_gece

 

Türk petrokimya sektörünün en büyük yerli üreticisi Petkim’in 2011 yılı faaliyet sonuçları açıklandı. Buna göre şirketin net satışları 2011 yılında ürün fiyatları ve satış miktarlarındaki artışın etkisiyle önceki yıla göre %34 artarak 3.891 milyon TL gerçekleşti. İhracatı ise 2010 yılındaki 531 Milyon Dolar seviyesinden, yüzde 57 artışla 834 Milyon Dolara çıkarak, 47 yıllık tarihinde en yüksek seviyesine ulaştı. İhracatın toplam ciro içindeki payı ise %36 olarak gerçekleşti. 2011 yılında artan ürün ticareti ile ithalattan satışlar 248 bin ton ve 444 milyon TL’ye ulaştı.

Özsermayesi 1 milyar 703 milyon TL olan Petkim’in, net dönem kârı 102 milyon TL oldu. 2011 yılında, yaşanan küresel ekonomik sorunlar ve artan belirsizliğe rağmen, yatırımlarını ara vermeden sürdüren Petkim; kapasite artışı, planlı bakım ve üretimde verimlilik artışına yönelik toplam 90 Milyon Dolar yatırım harcaması gerçekleştirdi.

2011 yılı finansal sonuçlarını değerlendiren Petkim Genel Müdürü Hayati Öztürk, geçen yıl Euro Bölgesi’nde yaşanan finansal sıkıntıların yanı sıra, Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerinde ortaya çıkan siyasi gelişmelere bağlı olarak petrol fiyatlarında çok önemli yükselişler yaşandığını belirterek; bu durumun petrokimya sektörünün temel hammaddesi olan Nafta başta olmak üzere diğer girdi maliyetlerini önemli oranda artırdığını vurguladı. Bu durumun gelişmiş ve gelişmekte olan ülke ekonomilerine olumsuz yansıdığına, Petkim’in de tarihinin en yüksek maliyetleri ile üretimini sürdürmek zorunda kaldığına dikkat çeken Hayati Öztürk, şu analizi yaptı:

“2010 yılı sonlarından itibaren yükselmeye başlayan petrol fiyatları 2011 yılında 120 $/varil seviyesine ulaştı. Yükselen petrol fiyatlarının üretim maliyetleri üzerindeki olumsuz etkisi nedeniyle, kâr marjlarında ciddi oranda gerilemeler yaşandı. Bu sürece paralel olarak, 2011 yılının ikinci yarısından itibaren küresel petrokimyasal ürün pazarı daralma sürecine girdi. Avrupa başta olmak üzere küresel ölçekte sektör kapasite kullanım oranları geriledi. Türkiye ise bu sürecin dışında kalmayarak, 2008 yılında yaşanan küresel kriz dönemi hariç, her yıl yaklaşık %11 civarında artan yurt içi termoplastik ürün talebindeki artış 2011 yılında %5 düzeyine geriledi. Bununla birlikte, 2011 yıl sonu itibarıyla,  ABD ve Batı Avrupa ülkelerinde 70-90 kg/yıl düzeyinde olan kişi başına plastik tüketiminin ülkemizde 45 kg/yıl düzeyinde seyretmesinden görüleceği gibi, Türkiye, doygunluğa ulaşmamış, gelecek vadeden bir pazar konumunda. Bu durum, dünya genelinde yaşanan finansal kriz ve talep daralmasına karşın sektörün Türkiye’de sahip olduğu potansiyeli gözler önüne seriyor” dedi.

 

 “TÜRK EKONOMİSİNİN İHRACAT REKORUNA BİZ DE EŞLİK ETTİK”

 

Petkim’in 2011 yılında mayıs-temmuz ayları arasında gerçekleştirdiği, dört yılda bir yapılan  planlı büyük bakım duruşları nedeniyle bazı fabrikalarında üretime ara verdiğini, bu durumun üretimde azalmaya neden olduğunu kaydeden Öztürk, bu duruma bağlı olarak 2011 yılında kapasite kullanım oranının %88 olarak gerçekleştiğini vurguladı.

Sektörde yaşanan gelişmelerin, 2011 yılı son çeyreğinde Petkim’in mali tablolarına olumsuz yansıdığına işaret eden Öztürk, şu değerlendirmeyi yaptı:

“2011 yılı son çeyreğinde net satışlarımız önceki yıla göre %26 artmasına rağmen, bir önceki çeyreğe göre ise %1 azalarak 974 milyon TL gerçekleşti. Satış miktarı ise bir önceki yıla ve bir önceki çeyreğe göre  %3 artarak 442 bin tona ulaştı.”

İç piyasadaki sıkışıklığı, ihracata ağırlık vererek ve yeni ihraç pazarlarına ulaşarak aştıklarını sözlerine ekleyen Genel Müdür Öztürk,  “Uygulanan başarılı ekonomi politikalarıyla küresel krizden asgari oranda etkilenen Türk ekonomisi, 2011 yılında 134.6 Milyar Dolar ile tarihinin en yüksek ihracat rakamına ulaştı. Bu rekor sevincine, biz de kendi ihracat rekorumuzla ortak oluyoruz. 2011 yılında 825 Milyon Dolarlık ihracatla, şirket tarihinin en yüksek ihracat rakamına ulaştık.” dedi.

 

“2012 YILINDA YATIRIMLARA 177 MİLYON DOLAR AYRILACAK”

Petkim_Genel_Panorama

Petkim, kapasite ve verimlilik artışı yatırımlarına 2012 yılında toplam 177 milyon Dolar yatırım yapmayı planlıyor. Buna göre 25 MW gücündeki Rüzgar Enerji Santrali yatırımının temeli bu yıl içinde atılacak ve bir yıl içinde devreye alınacak. 100 bin ton/yıl kapasiteli, 2015 yılında devreye alınması planlanan Bütadien Ekstraksyon (BDX) ve 30 bin ton/yıl kapasiteli, 2014 yılında devreye alınması planlanan Çapraz Bağlanabilir Polietilen (XLPE) fabrikalarının yatırımlarına ise bu yıl içinde başlanacak.

Petkim Genel Müdürü Hayati Öztürk, yeni yatırımların yanı sıra; Etilen,  Ftalik Anhidrit (PA) ve Saf Tereftalik Asit (PTA) fabrikalarında kapasite artışı yatırımlarının da sürdüğünü hatırlattı. PA Fabrikası’ndaki kapasite artışı yatırımının bu yıl içinde tamamlanacağını, 34 bin ton/yıl olan üretimin 49 bin ton/yıl’a çıkacağı bilgisini veren Öztürk, “PTA fabrikamızdaki kapasite artışı yatırımımız ise 2014 yılında devreye girecek. Kapasitemiz 70 bin tondan, 105 bin tona çıkacak.  2014 yılında devreye almayı planladığımız bir diğer yatırımımız ise Etilen Fabrikamıza ait. Üretim kapasitemizi 520 bin tondan 587 bin tona çıkaracak bu yatırımın startını geçen eylül ayında verdik. Etilen Fabrikası, Aliağa Kompleksi’nin kalbi konumunda. Bu nedenle Etilen üretimimizdeki artış, doğrudan toplam üretim rakamlarımıza yansıyacak.” dedi.

VERGİ VERMEK AĞAÇ DİKMEK GİBİDİR

PETKİM İLKÖĞRETİM OKULU ÖĞRENCİSİ SLOGAN YARIŞMASINDA BİRİNCİ OLDU

hakan_2

 

İzmir  Vergi Dairesi Başkanlığı’nın vergi konulu slogan yarışmasını Aliağa PETKİM İLköğretim Okulu Öğrencisi kazandı. 27 Şubat-4 Mart 2012  tarihleri arasında kutlanan Vergi Haftası nedeniyle, ilköğretim okulları arası vergi konulu “Slogan Yarışması”  yapıldı. Petkim İlköğretim Okulu’ndan 5-B sınıfı öğrencisi Hakan  Salbaş, “Vergi vermek ,ağaç dikmek gibidir.” sloganı ile birinci oldu. Hakan Salbaş Sabancı Kültür Merkezi’nde ki törende 1. lik ödülü olarak Cumhuriyet Altını, belge, defter ve kalem alırken törende Okul müdürü Ali İhsan Bostancıoğluda hazır bulundu.

BAŞKAN KOCAOĞLU: TURGUT OĞUZ'UN SUÇU YOK

İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI AZİZ KOCAOĞLU: “ALİAĞA’DAKİ TERMİK SANTRAL İŞİNDE BAŞKAN OĞUZ’UN NOKTA KADAR SUÇU YOK”

BAŞKAN AZİZ KOCAOĞLU: “ALİAĞA BELEDİYESİ’NİN RUHSAT VERDİĞİ TERMİK SANTRALİN YASAL OLMAYAN HİÇBİR YÖNÜ YOKTUR”
untitled
Selçuk’ta düzenlenen İzmir Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu toplantısına katılan Başkan Aziz Kocaoğlu, Aliağa’ya kurulması planlanan termik santral konusunda ilk kez konuştu.
ÇEVRE VE ENERJİYİ DENGELEMEK ZORUNDAYIZ
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı, toplantı sırasında kendisine yöneltilen sorulara tüm içtenliği için yanıt verdi. Aliağa’da kurulması planlanan termik santrale ruhsat verdiği gerekçesiyle Aliağa Belediye Başkanı Turgut Oğuz’a yöneltilen eleştirileri de yanıtlayan Başkan Aziz Kocaoğlu, “Burada Aliağa Belediye Başkanımızın nokta kadar suçu yoktur. Şimdi orada bir çok termik santral talepleri gelebilir. Bu termik santral talepleri eğer yasal sürecini tamamlayıp bir sanayi bölgesinde, bir ağır sanayi arsasında kuruluyorsa, burada kimsenin yapacağı bir şey yoktur. Tarım arazileri için gelen talepleri ise Büyükşehir Belediyesi olarak yargı sürecine götürme konusunda hassasız” dedi.
Başkan Kocaoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:
“Eğri oturup doğru konuşacağız. Hepimizin, devleti yöneten kişilerin yasalarla belirlenmiş yetkisi var. Aliağa bölgesi 50’lili yıllardan başlayarak planlanmış bir ağır sanayi bölgesidir. Bu ağır sanayi bölgesinde bugün Petkim, Tüpraş, 7-8 haddehane  ve bunlara bağlı olarak gelişen sektörler, gemi söküm tesisleri, Aliağa Organize Sanayi Bölgesi var. Burası İzmir’in ağır sanayi bölgesidir. Bunu herkesin kabullenmesi gerekir. Aliağa Belediyesi’nin, belediye başkanlığının ruhsat verdiği termik santralin yasal olmayan hiçbir yönü yoktur. Her yönü yasaldır. Bütün izinler alınmıştır. Asıl önemli olan, havayı kirleten tesislerin baca sistemlerinin gerektiği gibi çalıştırılması, ÇED raporlarında taahhüt edilen şeylerin ilgili kurumlar tarafından takip edilmesidir. Burada biz yetkili değiliz. Ama ‘ağır sanayi arazisinde (Çevre Bakanlığı’ndan bütün izinleri alınmış) termik santral kurulmasın’ diye bir mantıkla yaklaşamayız. Biz Büyükşehir Belediyesi’yiz. Bir taraftan çevreyi, bir taraftan insanımızın sağlığını koruyacağız. Ama öbür taraftan da sanayinin gelişmesi, enerji ihtiyacının karışlanması  gerekiyor.  Aliağa Belediye Başkanımızın hem sorumluluğu var, hem yetkisi var. İkisini dengelemek zorunda. Biz tarım arazilerinde bu tür yapılaşmalara karşıyız. Türkiye’de 1/ 25 binlik planları ilk yapan belediyeyiz. İlk defa kentin imar anayasasını İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde onayladık. Ve sanayi bölgelerinde yeteri kadar, konut bölgelerinde yeteri kadar, tarım alanlarını da koruyarak hepsini gerçekleştirdik. Bizim şu anda imar anayasamız belli. Bunun dışına çıkmayız. Ama Büyükşehir Belediyesi ‘karşıyım karşı, her şeye karşı’ diye iş de yapamaz. Yetkisini ve sorumluluğunu kullanmak zorundadır. Bunun altını özellikle çizmek istiyorum.”
İZMİR BYŞB BSN BLT

MEVLANA VE ÖNDEN GELENLER BÜYÜK İLGİ GÖRDÜ

ALİAĞA SANAYİCİ VE GİRİŞİMCİ İŞADAMLARI DERNEĞİNDEN "MEVLANA VE ÖNDEN GELENLER" KONFERANSI

aliaasgiad1

İzmir'in Aliağa ilçesinde bulunan Aliağa Sanayici ve Girişimci İşadamları derneği tarafından ''Mevlana ve önden gelenler'' isimli konferans düzenlendi. Tarihçi yazar Talha Uğurluel'in sunduğu programa Aliağa'lıların ilgisi yoğundu. Yunus Emre ve Mevlana’ya kendilerini anlatma adına zemin hazırlayan Alperenlerin yaptıkları, yaşadıkları ve Mevlana’nın hayatını dinlemeye gelen Aliağalılar Tüpraş Halk Eğitim Merkezi’nde gerçekleşen programı büyük bir ilgiyle dinledi.

Konferanstan önce Manisa Türk Tasavvuf Musikisi tarafından Tasavvuf müziği konseri verildi. Konser sırasında sahneye çıkan Semazenler büyük beğeni topladı. Konser sonrasında sahne alan Talha Uğurluel Türklerin Anadoluya gelişlerini, güvenlik, eğitim ve sağlık alanında yapmış oldukları eserlerden ve moğul istilası karşısında Mevlana Hazretlerinin etkisinden bahsetti. Önden gelenlerin temsil ettikleri değerleri gören Anadolu’daki Bizans halkının, Anadolu’nun fethi sırasında Türklere herhangi bir direnç göstermemesi ve oluşturulan bu zeminle Anadolu’da kendilerini çok daha etkin bir şekilde ifade etme imkanı bulan Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin hayatı anlatıldı.

 

Malazgirt Savaşı’ndan önce Anadolu’ya göç eden, buralarda meslek erbabı olarak yaşamlarını sürdüren ve bu arada Türkleri, dinlerini temsil eden bu kimseler bu savaşın kazanılmasında da etkin rol oynadıklarını ifade eden Uğurluel, Anadolu’nun her yerine inşa edilen kervansaray, şifahane ve medreselerle Anadolu’nun ilim merkezi olmasını sağladıklarını belirtti. Ticari hayatta güvenliğin sağlanması adına inşa edilen kervansaraylarla Anadolu’da yol güvenliğini oluşturulduğuna işaret eden Talha Uğurluel yapılan eserlerdeki sanat anlayışına günümüzdede ulaşılamadığına değindi.

 

Moğol istilasında Anadolunun zor zamanlar geçirdiğini ifade eden Uğurluel devlet desteği olmadan bile eğitim ve din eserlerinin yapılmaya devam ettiğini aktardı. Beş Selçuklu sultanına 20 yıl boyunca başvezirlik yapan Sahip Ata herkesin ümidini kaybettiği demlerde bile gelecek adına ümitlerini kaybetmeyerek eserlere devam ettiğini belirten Uğurluel şunları söyledi:'' İnsan yetiştirmenin önemini görmüş, insana yapılan yatırımın aslında geleceğe yapılacak yatırım olduğunu düşünerek çevresini, çağını aşan eğitim kurumları ile donatmıştır. Anadolu'nun Moğollar tarafından işgal edildiği, her tarafı ateşlerin sardığı, herkesin malının canının derdine düştüğü bir dönemde Sahip Ata ve onun gibi adanmış, yaşamak için değil yaşatmak için yaşayan insanlar fedakârlığın en büyüklerini göstermişlerdir. Bu önden gelen yiğitler ortada ne devlet ne de devlete ait bir paranın bulunmadığı bu sıkıntı günlerinde tüm mallarını yine Anadolu'nun kalıcı mirasına yatırmışlar, ilim ve irfan yuvaları açmaya devam etmişlerdir.''

 aliaasgiad3

Bütün bu bilgilerini ve daha fazlasını Aliağalı tarihseverlerle paylaşan tarihçi Talha Uğurluel’e bu programda da Aliağa halkının ilgisi yine büyük oldu. salonun tamamen dolduğu program sonunda Talha Uğurluel’e değerli çalışmaları ve tarih bilinci oluşturulmasında yaptığı katkıdan dolayı Ak Parti Aliağa İlçe Başkanı Kazım Ulaş, teşekkür etti ve çiçek takdim etti.

 

BASIN BÜLTENİ

Diğer Makaleler...

Sayfa 6 / 62

6